Müzakere yalnızca satış görevlilerinin değil, her çalışanın ihtiyaç duyduğu bir beceridir. Maaş görüşmeleri, tedarikçi anlaşmaları, bütçe toplantıları — iş hayatının neredeyse her köşesinde müzakere var.
Müzakereye "kazanan-kaybeden" çerçevesinden bakmak en büyük hatadır. Karşı tarafı yenmek yerine her iki tarafın da kazandığı çözümler aramak — kazan-kazan yaklaşımı — hem daha iyi sonuçlar üretir hem de ilişkileri korur.
Tarafların savunduğu pozisyonların arkasında gerçek çıkarlar yatar. Pozisyonlar çatışsa da çıkarlar çoğunlukla uyumludur.
Müzakereler ilk teklife göre şekillenir. Mümkünse ilk rakamı siz masaya koyun; çıpayı siz belirleyin.
Teklif yaptıktan sonra sessiz kalmak güçlü bir araçtır. Karşı taraf boşluğu doldurmak için taviz verebilir ya da ek bilgi paylaşabilir.
Columbia Business School araştırmasına göre müzakereciler, karşı tarafın bakış açısını anlamaya çalıştıklarında yüzde 18 daha iyi anlaşmalar yapıyor.
İnsanlar aldıklarına karşılık verme eğilimindedir. Müzakereda küçük tavizler vermek, karşı tarafın da taviz vermesini kolaylaştırır.
Başkalarının da aynı kararı verdiğini göstermek ikna gücünü artırır. Referanslar ve vaka çalışmaları bu ilkeyi hayata geçirir.
Uzmanlık ve güvenilirlik ikna etme gücünü artırır. Sektör bilgisi, sertifikalar ve somut başarı hikayeleri otoriteyi pekiştirir.
iyigo'da 8.000'den fazla eğitim içeriği sizi bekliyor. Hemen deneyin, kredi kartı gerekmez.
Ücretsiz Deneyin →14 gün ücretsiz · Kredi kartı gerekmez